"Arka direğe doğru bir orta...."

14/12/2009 - çözümde on altıncı adım....

 

 

 

 

Ligde Anadolu takımlarının durumunda iyileşme mi olduğu yoksa büyüklerin mi bocaladığı sorusu sıkça sorulmaya başlandı.Bu soruların arkasından fenerbahçenin saha içindeki kötü organizasyonu,beşiktaşın attığı gerçek gollerin makukulanın gol adedinden iki fazla oluşu ve galatasarayda rijkardın alternatif planlarının ne olduğu sorusu,ayrıca şenol güneşten sonra trabzonun ne yapabileceği bilinmezliği soruyu Birkaç bilinmeyenli ve yüksek dereceden bir denkkleme dönüştürüyor.


Galatasaray yenik duruma düştüğü karşılamadı Abdul Kader Keita nın tartışmasız katkısı ve geri dönüşü ile kazanmayı bildi.Aynı şekilde elanonunda bu hafta skora direk etki edişi galatasaray adına düzelme sinyalleri olabilir.Antalyaspor defansif konsantrasyonunu ve anlayışını geliştirebilirse ligin diğer yarısında daha da yükseğe çıkabilecek pozitif bşir anlayış sergiliyor.


Fenerbahçe aldığı üç puanla soluklandığı maçta uzun bir zamandan beri süregelen alex ilacını kullandı.Özerin istekli oyunu ve guizanıın her ne olursa olsun son dakikada attığı gol fenerbahçenin soluklanmasına sebep olacak.Ankaragücünün gelecek hafta sivasla oynayacağı maç iki takımın konumu açısından kritik durumda.


Beşiktaş iki haftada iki beklenmedik beraberlik aldı.Sanırım matematiksel açıdan denizlinin bahsettiği şampiyonluk hedefi Birkaç hafta ötelendi denizlinin gözünde.zira bu kayıpları hesaplamadığını söyledi maçtan sonra.Manisaspor a gelince evlerindeki beşinci maçta mağlup olmaktan kurtuldular.Buna rağmen puan açısından sıkıntılarını çözmek için daha fazlasını yapmaları gerekecek.


Trabzonspor çok pas yapan oyunu alenzinhonun serbesti alışı ve küskünlerin kazandırılmaya çalışılmasıyla zirveye yakınlık kurmaya çalışıyor.Haftaya oynayacakları fenerbahçe maçı hem şenol güneşin kişisel rövanşı hemde takımın gerçek mukavemetinin test edilmesi açısından olumlu.Zira iki maçın birinde ankaragücünü diğerinde denizliyi mağlup etmişlerdi.


Eskişehirspor geçen haftaki fenerbahçe galibiyetinden sonra bu hafta sivasa teslim oldu.Bu alışıldık bir hale gelmeye başladı.Bir önceki hafta üç büyüklerden birine çelme takan takım sonraki hafta çoğunlukla hüsranları oynuyor.Sivasspora gelince muhsin ertuğralın öğrencileri toparlanma işaretleir veriyorlar.Geçen haftaki kasımpaşa beraberliğinden sonra bu hafta da galip gelerek 4 puan aldılar.


Kasımpaşa demişken iki haftadır esas rakipleriyle oynadıkları maçlarda 2-2 alınan skorlarla iki puan aldılar.Diyarbakırsporda geçen haftaki beşiktaş maçından sonra berabere kalarak bu iki haftayı iki puanla kapamış oldu.İki takım ayrıca aynı puana sahipler,ve devre arasına sıkıntılı girecekler.


Gençlerbirliği ve gaziantep arkadan gelenler oalrak birer puana razı oldular.Sanırız sezonun sonuna kadar puan tablosunda bu rahatlığını sürdürecek iki takım ve gayet stressiz maçlara çıkacaklar.Zira üstte iddialı olanlarla altta sıkıntılı olanların arasında bir görüntü veriyorlar.


İbb Hasan Şaşın iyi mangal yapılır dediği olimpiyat stadında Kayseriye mağlup olarak alışkın olduğu 1-0 lık skorları sürdüremedi.Halbuki öne de geçmiştiler ama kayseride makukula ve cangelenin kişisel beceri gerektiren golleri ibb nin alışıldık skorlarından birine engel oldu.Kayserisporda aldığı bu galibiyetle güven tazeledi.Antalyasporu mağlup edebilirlerse ikinci yarıya olan bakış açıları çok farklı olabilir.Bu ağırlığı kaldırabilirler mi?Bunu hep beraber göreceğiz.Çözüm için 18 adıma daha ihtiyacımız olacak


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/12/2009 - yorumsuz

 

 

Not: Hugo Brossun görevden ayrıldıktan sonraki açıklamalarını futbolumuzda yöneticilik anlayışı ve hocaların çalışma olanakları açısından dikkate değer gördük.Buaçıklamalar aynı zamanda Trabzonsporun özel durumuyla ilgili,Trabzonsporda hocalık yapmanın durumuylada ilgili ipuçları vermekte,güneş dönemi öncesi yorumsuz olarak açıklamaları yayınlıyorum

 

 

 

Trabzonspor yönetiminin, ''başarısız sonuçlar nedeniyle'' 23 Kasım tarihinde işine son verdiği Hugo Broos, Belçika'nın HLN gazetesine yaptığı açıklamada, bordo-mavili kulüp hakkında bazı iddialarda bulundu.

Turkcell Süper Lig'in 13. haftasında Kasımpaşa'ya deplasmanda alınan 3-1'lik yenilginin ardından, bazı şeylerin ''artık kabul edilebilecek gibi olmadığını'' söyleyen Broos, ''Yönetim, vahşi bir şekilde etrafına saldırdı. Örneğin kaptanın unvanı elinden alındı, 5 oyuncu kadrodan çıkarıldı. Bu oyuncuların her birine 5 ila 50 bin avro para cezası verildi ama beni en rahatsız eden olay, başkanın, oyunculara benim için 'kendi istifa etti' demesiydi. Bu, büyük bir yalan. Bu yalan, geçmişteki yalanların üzerine eklenen bir yalan'' dedi.

''OYUNCULARIN MAAŞLARI ÖDENMİYOR''
Belçikalı teknik adam, ''bordo-mavili oyuncuların, 28 Haziran'dan bu yana maaşlarının bir kuruşunu bile alamadıklarını'' iddia ederken, ''Yalnızca kadrodan çıkarılan 5 oyuncunun maaşları ödendi. Onların, UEFA'ya gideceklerinden korkuldu'' ifadelerini kullandı.

Kendisinin de Ekim ve Kasım maaşlarını alamadığını belirten Broos, ''Kulüp başkanı bana, bazen ekonomik çıkarları, sportif çıkarların üzerinde tutmam gerektiğini söyledi'' diye konuştu.

Hugo Broos, Brezilyalı futbolcu Alanzinho ile Gökhan Ünal'a 4 ila 6 milyon avro transfer parası ödendiğini belirterek, ''Yönetim, benim bu oyuncuları ilk 11'e sokmamı istedi. Her iki oyuncu da hem formunda değildi ve iyi oynamıyordu. Oynatmazsam, bu oyuncuların değeri düşecekti. Bunun için bazen bazı maçlarda oynattım ama yönetim, bunu yeterli bulmadı. Yönetim, bu iki oyuncunun oynatılması için yardımcı antrenörlere de baskı yapıyordu'' iddialarında da bulundu.
İbrahim Yattara için de ''Ciddi sakatlığı vardı, ancak Trabzonspor'un sağlık yetkilileri, bu oyuncunun yüzde 100 formda olduğunu iddia ediyordu'' diyen Broos, şunları kaydetti:

''Yattara, idmanlara katılmak mecburiyetindeydi. Bu çocuk, tek bacakla idman yapıyordu. İdmandan çıkardığımda kulüp doktoru, olayı büyüttü. Yattara'nın formda olduğunu tekrarladı ama yönetime, benimle Yattara arasında bir sorun olduğunu iddia etti.

Maçta oynattım. 25 dakika sonra sahadan almak mecburiyetinde kaldım çünkü devam edemedi. Daha sonra doktora, tarihi kelimeleri, 'bazen kör gözlerin de görmesi gerektiği' tarzında bir cümle söyledim. Yönetim, benim onlara saldırdığımı düşündü ve o andan itibaren her şey kötüden daha da betere gitti.
Oyuncular, benim tarafımı seçti, kafalarında sürekli maddi sorunları vardı. Bazıları ciddi sorunlar yaşamaya başladı. Bu, bir takımın motivasyonu için iyi değildir. Bunun üzerine yönetim, maaşlarınızı alacaksınız diye sözler verdi, her hafta bu tekrarlanıyordu.''

''Kontrat imzalamadan önce bu tür sorunlar beklemiyor muydunuz?'' sorusuna ise Broos, ''Trabzon'un, Belçika olmadığını ve bu tür sorunların çıkabileceğinin hesabını yapmıştım. Birkaç ay maaş alamayacağımı tahmin etmiştim, ancak bu kadar kötü olacağını tahmin etmedim. En büyük problem, kulüpte iletişimin olmaması, oyuncuların ikide bir suçlanması ve paralarının ödenmemesiydi'' cevabını verdi.

''SYLVA'YA YALAN SÖYLENDİ''
Trabzonspor yönetiminin, Senegalli kaleci Tony Sylva'ya da yalan söylediğini savunan Broos, ''Sylva'ya, çocuklarının gidebilmesi için Trabzon'da uluslararası bir okul olduğu söylenmiş. Böyle bir okul yoktu'' ifadelerini de kullandı.

Broos, bordo-mavili kulübün, son zamanlarda hakkında çıkan bazı haberleri de kendisine karşı kullanmak istediğini söyleyerek, ''Çok hayal kırıklığına uğradım ama cadı kazanından kaçtığım için çok mutluyum'' dedi.

Bundan sonraki planlarına ilişkin bir soru üzerine ise Broos, ''Türkiye'de bir kulüp düşünmüyorum. Başka bir kulüpte başlayıp başlamayacağıma, ara transfer döneminde karar vereceğim'' yanıtını verdi.


kaynak:www.ligtv.com.tr
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/12/2009 - KARTALLAR 30.HAFTADA NEREDE UÇACAK ?

 

 

 

Ligin 14.haftası da geride kaldı.Bayramın ilk gününde bursa da GS nin tek golle kaybederek başladığı hafta Sivas ta Beşiktaş ın yine tek atarak kazanmasıyla bitti.Galatasaray  Fenerbahçe derbisinden sonra  devam eden düşüşünü sürdürürken Bursaspor istekli oyununun neticesinde rakibini yakalayıp üzerine çıktı.Galatasaray da sular ne zaman durulur bilinmez ama Fenerbahçenin düşüşü ve yaşanılan gelişmeler semptomların ilerde daha da ağırlaşabileceğini gösteriyor.Daum dan torpilli Kazım ve Samba milli takımından torpilli Dos Santos un maç gecesi eğlencede görüntülenmesi sonrası Kazım ın geçirdiği kaza bu tehlikenin görünen tarafları .Öte yandan bu tarz olayların saha içinde işler kötü gidince gündeme gelmesi bize özgü bir kolaycılık.Fenerbahçe nin saha içindeki kötü gidişi yirmi günlük maçsızlıkla ilişkilendirilebilir.Ayrıca bu durumda Bilica nın yokluğunun etkili olduğuda söylenebilir.Zira topa sahip olma ve oyunu geride kurmayla Emre ve Alex li liner hattı efektifliğini kazanıyordu.Bilica nın gidişiyle oyun kurmada ortaya çıkan bu sıkıntı aynı zamanda Önder Lugana uyumsuzluğuyla geride de sektelere yok açtı.Kasımpaşa nın attığı 3 gol haricinde 8 net pozisyona girmesi ve oyun içinde dakikalar 70 leri gösterirken Kasımpaşanın % 55 e % 45 bir üstünlüğünün bulunması bu söylediklerimizi doğrular niteliktedir.Maça dönecek olursak tüm bunların üzerine Kasımpaşa nın Yılmaz Vural ın alışıldık showmenliğinde sahneye koyduğu tecrübeli yetenekli ayakların pozitif oyunu eklenince Fenerbahçe  2.Devre de tamamen teslim oldu.Bu söylediklerimizin kontrollü deneyi bu akşam oynanacak Twenthe maçı olacaktır.Emre nin oynamayacak olmasına karşı Bilica nın oyuna dahil olması neleri değiştirecek veya değiştirebilecek mi hep beraber göreceğiz.

Beşiktaş Trabzon-M.United ve Sivas maçlarını kazanarak zirve yarışına ortaklığını ilan etti.Sağlam savunması ve istekli oyunuyla özgüveni kazanan Beşiktaş ta Denizli nin açıklamaları ilginçti.30.hafta şampiyon olacaklarını ilan eden Denizli geçen seneki iddiasını böylece bir adım öteye taşımış oldu.Yakın zamanda şampiyonlar ligi ile ilgili yedi puan hedefi Beşiktaşın son maçını kazanması halinde tutacak.Ama yedi puan gruptan çıkmak için büyük olasılıkla yeterli olmayacak.Ve Denizlinin tahmini maalesef tutmamış olacak.

Trabzonspor evinde ES-Es i mağlup ederken Serkan ın attığı gol akılda kalır güzellikteydi.Şenol Güneş le yeni bir döneme başlayacak olan Trabzonspor bu galibiyetle soluk aldı.Antalyaspor hafta içi şike sölentileri üzerine G.Birliğini evinde geçerken Manisaspor kendi evinde üst üste 4.yenilgisini Kayserispor dan aldı.Bu maçta Kayserispor adına en büyük kayıp son dakikada Cangele nin gördüğü adaleti tartışılır kırmızı karttı.İ.B.B ve G.Antep karşılıklı attıkları birer golle haftayı yine birer puanla kapattılar.Akaragücü kendisiyle özdeşleşen Hakan Kutlu nun yönetimindeki Denizlisporu Baki Mercimek in maçın sonlarında attığı kafa golüyle yenerken Ankaragücü taraftarının Kutlu ya olan ilgisi haftanın güzellikleri arasındaydı.Haftanın by takımı Diyarbakır sporda hafta başında futbolcuların paralarını alamamasıyla ilgili yaşananlar Diyarbakırsporun maddi sorunlarının günyüzüne vurması oldu.Maçsız geçen bir haftanın ardından Beşiktaş la İstanbul da oynayacaklar.Beşiktaş rakipleri böyle bekleyip oynamaya başladığından beri hep kazandı.Bu da ilginç ve üzerinde durulması gereken bir istatistik.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/11/2009 - beşiktaşlı yazardan derbi ve lig analizi...



Ben deniz maçı soğukkanlı yorumlayabilmek için zafer sarhoşluğunun üstünden 48 saat geçmesini bekledim.evet şimdi bakalım neler olmuş 13.haftada?

haftaya damgasını vuran gelişme elbette deplasmanda(!) favori gösterilen fenerbahçenin beşiktaşa 3-0 gibi net bir skorla yenilmesi oldu.isterseniz 7 hafta öncesine dönelim…o zamanlar adeta bataklıkta yüzen bir Beşiktaş ve üst üste kaçıncı galibiyeti aldığını sayamayan bir FB ve GS vardı.aslında bu tesadüf değildi.zira 18 takımdan 2010 yılında şampiyon olmak için en ciddi girişimleri yapan klüpler GS ve FB dir zannımca.beşiktaş avea reklamlarındaki gibi oh be dercesine ligi sallamıyordu başlangıçta.iyi transferler de yapmadı fakat 6.haftada büyüklerle ilgili tespitlerim şunlardı:

1.Galatasarayın kadrosu iyi olabilir hatta teknik adamdan daha kaliteli bir kadrosu var.gerçekten.Real Madrid sendromu yaşamazlarsa ligin şüphesiz favorileri arasındalar.zira Adnan Polat ilk yılında şampiyonluğu getirmenin hırsı ile işe iyi sarıldı

2.FB iyi bi kadro kurmuş olabilir ama şu 2 eksiği doldurması kolay değil yıldırımın.yaşlı bir takım…genç bir alex bulmak kolay değil.2.handikap ise  bir ‘’takım’’ olamamış olmaları.

3.büyükler arasında takım şeklinde hareket eden tek kulüp Beşiktaş.kadrosunda bir devrim yapmadı ama belki de iyi bir 10.5 ve bitirici bir forveti olsa şu an çok daha iyi bir noktadaydılar.gerçekten beşiktaşın defansı ‘’çanakkale geçilmez’’ havasında ve önlerindeki Ernst te formunun zirvesindeyken inönüde fenerbahçeden gol yemesini çok zor görüyordum.eh her çıkışın bir inişi vardır.bu nedenle fenerbahçenin de deplasmanda Beşiktaş gibi bir takıma yenilmesi hiç bişeyin sonu değil.Biz de oyuncular gibiönümüzdeki maçlara bakacağız…!!

Yazar Mehmet Ş. Gülele teşekkürler....
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/11/2009 - 2 Almanın hikayesi





Düne düşen iki haber iki almala ilgiliydi.Biri ilk geldiğinde tüm ırkdaşları gibi stajyer muamelesi gören ve eleştirilen joachim löv ile ilgili,öteki ve çok üzücü olanında bir dönem bir maçlığına dahi olsa fenerbahçe forması giymiş alman kaleci enkenin ölümü ile ilgiliydi.

Önce enkeden başlayalım.Kariyerinde barcelona Benfica gibi takımların formasını giyen Enke hannoverdayken almanyada yılın kalecisi seçilmişti.8 kez alman milli formasını giyen 1.daum döneminin ilk senesinde fenerbahçeye transefer edilmiş 3-0 kaybedilen istanbulspor maçının sonrasında apar topar yollanmıştı.O gün gazetelerin birinin başlığı "enkelek" olarak çıkmış bir kaç sene öncesinde yeteneği ile manchester unitedin bile transfer listesine giren bu adam tukaka edilmişti.Onu daha sonra 2006 da sanırım kızının  ölümüyle duyduk.Bu tramvayıda güç bela atlatan Robert enke Neustadt adlı bir kasabada tren çarpması sonucu hayatını kaybetti.O saatte rayların üzerinde oluşu ve daha bir çok sebepten polis intihar ettiğini düşünüyor.

Öteki haber ve iddia da Joachim löw ile ilgili.Fenerbahçeyi çalıştırdığı dönemde mosheu metin diyadin murat yakın dimas gibi bir omurga ve baliç moldovan katkılarıyla önemli bir galibiyet serisi yakalamış faaktdiyadinin ve uchenin ard arda ayaklarının kırılması gibi şansızlıklarla yarışın sonunu getirememişti.Buna rağmen oynattığı tempolu futbol ve takıma karakter kazandırması takdire değerdi.Sonrasında klinsmanla başlayan Almanya milli takımı macerasını şimdi tek başına sürdürmekte.Eğer haber doğruysa ve böyle bir anlaşma varsa Kupadan sonra milli takımın başına geçecek.Almanya milli takımı teknik direktörlüğünü -eğer isteniyorsa- bırakması zor.Bu yüzden bu habere biraz temkinli bakıyorum.Fakat eğer gerçekten bu olursa Löw olası adaylar içinde en akla yatkını olacaktır.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gündem Futbol

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım